İçeriğe geç

Kategori: Karalamalar

bir zincir uzunluğu

Kimseye de kızamıyorum. İnsaniyetimden değil tabi, kızacak kimseyi bulamıyor olmamdan kaynaklanan bir durum. Bakıyorum da herkes birilerine kızıyor, işin absürt tarafı ise kızdıkları insanlar bir zamanlar beraber oturdukları, konuştukları. Bende bu sırada onlardan geri kalmayayım diye kendime kızıyorum. İşin benim için absürt olan tarafı ise, ne kadar kızsam da kızdığım kişiden bir türlü uzağa gidemiyorum. Hep onunla beraber yaşamak zorundayım ve bu o kadar çok yoruyor ki beni. Odanın köşesinde bir anahtar var. Ayağımda ise bir zincir, zincirin ucunda da bir kilit. Anahtar ise orada öylece duruyor. Almamı engelleyen kimse de yok ama zincirin uzunluğu izin vermiyor buna. Bir kilide bakıyorum bir anahtara. Her şey bir zincir uzunluğunda kaybolup gidiyor.

Yorum Bırak

işte böyle başladı hikayemiz

Boş ve korku dolu gözlerle bakarken sanık… Korkma, bizler canavar değiliz, dediler orada bulunanlar. O halde çağırın canavarı, diye bir ses yankılandı koridorlarda.

Yorum Bırak

….m

Elimdekine baktım baktığımla kaldım
Biraz yürüdüm biraz durdum sonra buldum
Kendime yalnızlıktan bir dünya kurdum

Yorum Bırak

00:53 öylesine.

Onlar için, işin garibi de buydu aslında. Nasıl bu kadar rahat ve umursamaz olduğum. İşin doğrusu ise ne onların sandığı kadar rahat ne de onların sandığı kadar umursamazdım. Ben kimse tarafından tanınmamak kimse tarafından bilinmemek isterdim. Anladım ki yine yanlış olanı doğru bir şekilde yapmışım. Kimse tarafından tanınmamış, kimse tarafından da bilinmemişim.

Yorum Bırak

yine

yine bir hüzün
yine bir pişmanlık
yine geldi
yine buldu
yine beni

Yorum Bırak

Peki.

Eskisinden daha da yalnızım ama daha az etkileniyorum. Artık alıştım diyemem çünkü buna alışamaz insan, alışmamalı. Bundan sonra da sanmıyorum ki değişsin bir şeyler. Kendi kendime de daha az konuşuyorum artık, kendimden bile uzaklaştım. Bir de şeytan bıraksa beni yeter. Sanırsam hayatta pek de bir işe yaramadım. Bir vardım bir yok olacağım. Üzülmüyorum buna, keşkelerle başlayan cümleler de kurmuyorum. Bir iki şeye yarasaydım belki daha iyi olurdu. Belki de o zaman, bir zamanlar yaşadım derdim kendime ama diyemiyorum.

Yorum Bırak

iki’ye 13 var…

Eskiden karanlıktan korkar mıydım, hatırlamıyorum ama şu an korkmuyorum ve korkmak isterdim. Bu yüzden ki ışığı bulmak için de uğraşmıyorum.

Yorum Bırak

02 Eki, 00:37

Belki bir asır belki de sadece bir gün öncesiydi. Gerçek şu ki aradan geçen bir kaç bin yıl olsaydı bile yine aynısını diyor olacaktım. Bir diğer gerçek de: dün dünken, bugün, evrenin en uç noktasından bile daha uzaktaydı. Bugün ise tüm o dünler aynı uzaklıkta. Eğer benim gibi biriyseniz, hayatın size yaptığı en büyük kıyaktır bu ama her şey gibi bunun da kötü olan bir taraf var. Tek yapmanız gereken orayı daha az görmeye çalışmak. Yoksa bu kıyak çok büyük bir dert olmaktan öteye geçmez.

Herkes arada bir hata yapar değil mi ? Ne kadar da normal bir şey. Bir de ben gibiler var, hep hata yapanlar. Hata yapmamak için hiç bir şey yapmayı istemeyecek durumu gelenler. İşte hayatın kıyağı burada devreye girer. Hatalar sonuçlarıyla beraber gelir. Belki bir an, belki bir yıl ve belki de bir de ömür sürer bu sonuçlar. Tam ömür kısmını yazarken aklıma bir şey geldi, kendimi daha da kötü hissedecektim ki. Doğru tekniği uyguladım ve biraz olsun kendimi bundan kurtardım.

Bunu sağlayan ise geçmişin hep aynı uzunlukta hissedilmesi. “Belki bir asır belki de sadece bir gün öncesiydi.” bu anlama geliyor işte. Yapılan hataların sonuçları ne kadar uzun süreli olsa da, dönüp baktığınız vakit bir an gibi gelir ve kendinizi avutursunuz. Yani en azından ben avutabiliyorum kendimi ama burada şuna dikkat edin: her şeyin bir anlık gibi olması, yıllar önce olmuş olan şeylerin bile sanki biraz önce olmuş gibi olmasına da neden olabilir. Bu kötüdür işte, hem de çok kötü. O yüzden burayı görmezden gelmeye çalışmak en iyisi. Her zaman olmaz tabi ama ne kadar az olursa o kadar iyi olur.

Bu yüzdendir ki ben gelecek için de bir plan yapmam. Bugünden bakınca yarın, o en uç nokta, hiç gelmeyecek gibi olan. İsteklerin hep istek olarak kalacağı bir aralık. Zaman bizden yana değil efendiler. O halde zamanın bizim tarafımızda olan kısmına, yani kıyak moduna geçiyorum ve ölmeden bir gün önceki bir vakitten geçmişe bakıyorum. Ne görüyorum dersiniz ? Sadece bir an. Geçen bir ömür karşılığında sadece bir an. İşte buna da film şeridi derler.

Yorum Bırak